Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu

Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu

Tarih 09 Eyl?l 2010, 09:10 Editör

Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu hakkında Sağlık Bakanlığı basın bilgi notuna haberin ekindeki linkten ulaşabilirsiniz.

Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu hakkında Sağlık Bakanlığı basın bilgi notu
 
http://www.saglik.gov.tr/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFF88F742D0D711251E9C66FF13E126BBA
 
 
Batı Nil Virusu (West Nile Virus) Hakkında Sık Sorulan Sorular
 
http://www.saglik.gov.tr/TR/Genel/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFF88F742D0D71125174C083BF80024D2A
BATI NİL VİRÜSÜ ENFEKSİYONU BASIN BİLGİ NOTU

Batı Nil Virüsü; ilk defa Uganda’nın Batı Nil bölgesinde 1937 yılında yüksek ateşli bir hastanın kanından izole edilmiş; kuşlar, atlar ve insanlarda, hastalığa neden olan ve sivrisineklerle bulaşan bir etkendir. Batı Nil enfeksiyonu; Afrika Kuzey ve Güney Amerika, Asya, Orta Doğu ve Avrupa’da yaygın olarak görülmektedir. Son birkaç aydan beri Yunanistan, Romanya, Macaristan, Rusya ve İtalya gibi ülkelerde de görülmektedir. Ülkemizde virüsün bulunduğuna dair bulgular daha önce yapılmış çalışmalarda gösterilmiştir.

 

Bakanlığımıza 12 Ağustos 2010 tarihinde Manisa ili Devlet Hastanesinden sinir sistemi belirtileriyle seyreden bir hastalık bildiriminde bulunuldu. Bu durum üzerine Bakanlığımız derhal bilimsel danışma kurulu oluşturarak incelemeler başlattı. Bildirimde bulunulan 16 hastanın yapılan incelemelerinde birçoğunun altta yatan kronik hastalığı olan ve aşırı sıcağa maruz kaldığı saptanan yaşlı hastalar olduğu ve farklı sebeplerden dolayı bu hastalardan altısının kaybedildiği saptandı. Bu 16 hastanın tamamı ülkemizde görülen ve görülmeyen sinir sistemi enfeksiyonları yönünden araştırıldı. Yapılan laboratuvar incelemeleri sonucunda üç hastada Batı Nil Virüsü enfeksiyonu saptandı.

 

Hastalık konusunda duyarlılığı arttırmak üzere hastalığın özellikleri ve şüphelenildiğinde yapılması gereken işlemlerle ilgili olarak sağlık teşkilatı bilgilendirildi. Sakarya, İzmir, Aydın ve Isparta‘dan toplam dört yeni vaka daha Batı Nil Ateşi olarak tanımlandı. Sonuç olarak bugüne kadar beş ilimizden toplam yedi vakaya Batı Nil Ateşi tanısı konuldu ve bu hastalardan üçü kaybedildi. Halen iki hasta hastanede takip ve tedavi altındadır.

Laboratuvar çalışmaları; Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı viroloji laboratuvarında gerçekleştirilmiştir.

 

Ayrıca; Manisa ilinde sivrisineklerde söz konusu virüsün araştırılmasına yönelik çalışmalar Ege ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakülteleri tarafından başlatıldı.

 

Batı Nil Ateşi enfeksiyonu özellikle kurak ve sıcak yaz aylarında sivrisineklerin aktif olduğu dönemde görülür. Hastalığın kuluçka süresi 2-15 gün arasında değişir. Virüsün bulaştığı kişilerde çoğu kez hiçbir belirti ve bulgu olmaz. Genellikle kişiler farkına bile varmazlar. Yaklaşık %20 oranında ise Batı Nil ateşi adı verilen, hafif bir enfeksiyon gelişir ve tam iyileşme gerçekleşir. Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve HIV/AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde Batı Nil virüsü ciddi seyredebilir ve sinir sistemi enfeksiyonuna yol açabilir.

 

Batı Nil Virusu enfeksiyonlarının santral sinir sistemi tutulması durumunda başağrısı, kusma ve bilinç değişiklikleri en önemli belirtileridir. Genellikle selim seyirli bir hastalıktır. Hafif vakalarda tedaviye gerek yoktur. Ciddi vakalar ise hastaneye yatırılarak izlenilmelidir.

 

Batı Nil Virüsü’ne karşı insanlar için geliştirilmiş bir aşı henüz bulunmamaktadır. Sivrisinekler ile mücadele korunmanın temelini oluşturmaktadır (kapı ve pencerelerden sivrisineklerin girişinin engellenmesi, ev çevresinde sivrisineklerin barınması ve çoğalmasına yol açacak odakların bertaraf edilmesi, uzun kollu gömlek ve pantolon giyilmesi, sivrisineklerin yoğun olduğu yerlerde hava karardıktan sonra kapalı korunaklı yerlerde bulunmaya gayret etmek önemlidir).

 

Sonbahar mevsimine girmiş olmamız ve havaların soğuması nedeniyle yeni vaka görülmesinin azalacağı beklenmekle birlikte önümüzdeki yıl için belediyelerimizin özellikle sivrisinek mücadelesi konusuna özen göstermeleri gerekmektedir. Bakanlığımız bu mücadeleye katkı sağlamaya devam edecektir. Vatandaşlarımızın bu hastalığın bulaşmasında en önemli aracı olan sivrisineklere karşı yukarıda bahsedilen önlemleri almaları, özellikle kuşların göç yolları üzerinde olan yerleşim yerlerinde çalışan Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı çalışanlarının dikkatli olmaları, artan kuş ölümleri ve at ölümleri durumunda sağlık yetkililerini bilgilendirmeleri önem taşımaktadır.


Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 
 

1

BATI NİL VİRUSU ENFEKSİYONU

Ragıp BAYRAKTAR

Uzman Veteriner Hekim

Amerika, Asya, Afrika ve Avrupa’da, özellikle Akdeniz’e sınırı olan ülkelerde insanlar başta olmak üzere özellikle atlar, yabani ve evcil kanatlı hayvanlar, koyunlar, develer, maymunlar ile hamster ve fare gibi deney hayvanları Batı Nil Virusu (BNV) enfeksiyon spektrumunda yer almakta olup artropotlar ile bulaşmakta ve çeşitli nörolojik semptomlara neden olmaktadır. Domuzlar, köpekler ve tavşanlar virüse direnç gösterebilmekte, hatta semptom bile oluşturmamakta fakat nadiren de olsa belirti gösteren köpek ve kedi vakaları görülmektedir. Yapılan çalışmalar özellikle kuru ve sıcak yaz mevsimlerinde insanlarda ve atlarda BNV enfeksiyonlarının arttığını göstermektedir.

Bu virüse özgü spesifik belirtiler olmayıp; ani başlayan ateş, kas ağrısı, yorgunluk, halsizlik, kızarıklık, bulantı, kusma, ishal, lenf bezlerinde şişme, boyun tutulması, nörolojik problemler, oryantasyon bozukluğu, hafıza kaybı, olayları birbirine karıştırma durumu, menenjit, koma, vb. görülmektedir.

Etiyoloji ve Epidemiyolojisi

BNV; Arbovirus olup, Flaviviridae familyasının Flavivirus cinsinde yer alan virion çapı 45-50 nm büyüklüğünde, ikozahedral simetrili, zarflı, pozitif polariteli tek iplikçikli bir RNA virusudur. Dış ortamlara dayanıklı olmayan virus, ısı, lipit çözücüler veya deterjan içeren dezenfektanlara karşı dirençsizdir. Ayrıca günümüzde yine sivrisineklerle bulaşan ve çok yaygın olan St. Louis ensefaliti, Japon ensefaliti, Sarı humma ve Dang humması hastalığı viruslarıda bu familyada yer almaktadır.

Daha çok nörolojik semptomlarla karakterize bir enfeksiyon oluşturan virus, ilk olarak 1937 yılında, Orta Afrika ülkelerinden Uganda’da Nil Nehri’nin batı kısımlarında enfekte bir kadından izole edilmiştir.

Virusun ilk tespit edildiği tarihden günümüze kadar çeşitli dönemlerde epidemilerine rastlanmıştır. İsrail’de 1951, 1954 ve 1957 yıllarında, Güney Afrika’da1974 yılında BNV epidemileri görülmüştür.

1974-1994 yılları arasındaki dönemde virusa rastlanılmamıştır. 1994 yılında Cezayir’de, 1996 yılında Fas ve Romanya’da, 1997 yılında Çek Cumhuriyeti ve Tunus'ta, 1998 yılında İtalya'da, 1999 yılında Rusya, ABD, ve İsrail'de; 2000 yılında da Fransa, İsrail ve ABD'de insanlarda ve atlarda ani salgınlar şeklinde ortaya çıkmıştır. Ayrıca insanlarda meydana gelen salgınlarla birlikte özellikle A.B.D ve İsrail' de çok sayıda kanatlı hayvan ölümleri görülmüştür.

2001 yılında İsrail!i ziyaret eden bir Hollandalı da, 2002 yılında Fransa’da ABD’den kaynaklı bir vaka, Danimarka’da 2, Meksika’da ve Çek Cumhuriyetinde birer vaka, 2003 yılında Almanya’da ABD’den kaynaklı iki vaka, Kanada’da ve Hollanda’da birer vaka, 2003 yılında İsrail, Kanada ve Danimarka’da vakalar, 2003 yılında Hollanda’da ABD’den kaynaklı bir vaka, 2003 yılında Fransa’da ABD’den kaynaklı 3, Hollanda’da 3 ve Almanya’da 2 vaka, 2004 yılında Almanya’da ABD’den kaynaklı 36 vaka, Hollanda’da ve 2

Uruguay’da birer vaka, 2004 yılında İrlanda’da konfirme edilen iki vakada bu hastaların Portekiz’den geldiği tespit edilmiş, 2005 yılında Japonya’da ABD’den kaynaklı bir vaka, 2005 yılında İrlanda’da ABD’den kaynaklı bir vaka, 2005 yılında Fransa’da Cibuti’den kaynaklı 4 vaka, 2006 yılında bir İspanyol misyonerinde Nikaragua kaynaklı 1 vaka, 2007 yılında ise Kanada’dan gelen iki İngiliz vatandaşında hastalık tespit edilmiştir. 2009 yılında İsviçre’de hastalık görülmüştür.

2010 yılı Temmuz ile Eylül arasında Rusya, Volgograd bölgesinde tespit edilen 365 vakanın 295’i (%81) Volgograd şehrinde, 25 vaka (%6.8) Volzhsky‘de ve 45 vaka (%12.3) ise bölgenin diğer şehirlerinde görülmüştür. En son bilgilere göre hasta sayısı günde 10-20 arasındadır. Toplam hastalardan 60 yaş üstü grupta olan 5 kişi (%80) ölmüş ve bu ölen 4 kişinin hastalıkları BNV enfeksiyonu olarak konfirme edilmiştir. Bölgede hastalığın 1999 yılından itibaren kalıcı hale geldiği söylenmektedir.

Ağustos 2010 ‘da özellikle Yunanistan'ın kuzeyinde ortaya çıkan Batı Nil virüsü enfeksiyonu nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısının 18'e ulaştığı, vakalarda hayatını kaybedenlerin büyük bölümünü 70 yaş üstü hastalar oluşturduğu açıklanmıştır. Yerel basında yer alan haberlerde, Batı Nil Virüsü'nün bulaştığı tespit edilenlerin sayısının 177 olduğu, hastanelerde 9 hastanın yoğun bakım ünitelerinde tutulduğu açıklanmıştır. Ayrıca 2010 Ağustos ayında Makedonya bölgesindeki değişik çiftliklerde bulunan atlarda yaklaşık 6 vaka ve 18 şüpheli vakada tespit edilmiştir.

Romanya’da Eylül 2010 itibariyle toplam 38 vaka tespit edilmiş bunlardan 60 yaş üstü grupta olan 4 kişi ölmüştür. Romanya’daki BNV enfeksiyonu ölüm oranı %4 civarındadır.

Sağlık Bakanlığı; ülkemizde bugüne kadar 5 ilimizde (Manisa, Sakarya, İzmir, Aydın ve Isparta) 16 Batı Nil Ateşinden şüpheli vaka tespit edildiğini, bu 16 hastanın tamamının ülkemizde görülen ve görülmeyen sinir sistemi enfeksiyonları yönünden araştırıldığını, sonuç olarak bugüne kadar 5 ilimizden toplam 7 vakaya Batı Nil ateşi tanısı konulduğunu ve bu hastalardan 3'ü kaybedildiğini, halen 2 hastanın takip ve tedavi altında olduğunu açıklamıştır.

2009 verilerine göre Amerika ve Kanada’da 30.000 kişi bu virüsü almış, bunlardan 1000 kişi ölmüştür. Ölüm oranı insanda ortalama % 3-15’dir; ancak atlarda ölüm oranı % 30’lardadır. İnsanlarda Rusya'da 942, İsrail'de 419, Romanya'da 393, ABD'de 73 vaka doğrulanmıştır. Bazı yıllarda hastalık görülmese de sonraki yıllarda vakalar görülebilmektedir. ABD, Rusya, Romanya ve İsrail'de salgınlarda saptanan nörolojik semptomlara %4 -14 arasında değişen yüksek bir mortalite oranı eşlik etmiştir. Atlarda infeksiyon aynı insanlarda olduğu gibi enfekte artropotların sokması ile oluşmakta ve atlarda 2003 yılında mortalite oranı yaklaşık %35 olan 14000 üzerinde BNV vakası saptanmıştır. Batı Nil viruslarının, kedi ve köpeklerde enfeksiyon oluşturmadığı düşünülse de, yapılan serolojik ve virolojik araştırmalarda köpeklerin de enfekte olduğu görülmüştür. Batı Nil Virusu, kümes hayvanları, yabani kanatlılar ve vahşi hayvanlarda da yaygın görülmektedir. 3

Bulaşma

Virusun yayılması, artropot - enfekte kuşlar- artropot siklusu ile olmaktadır. Genel olarak Culex, Aedes cinsi sivrisinekler ile Argus ve Hyolemma cinsi keneler kanlarında yoğun virus olan enfekte yabani ve evcil kanatlılardan beslendikleri zaman enfekte hale gelip BNV yayılmasında önemli rol oynamaktadırlar. Karga, ördek, güvercin, martı başta olmak üzere çok çeşitli kuş türleri ve tavuklar bu virüsü taşımaktadır. ABD’de 21 farklı sivrisinek türünün virusu taşıdığı tespit edilmiştir. Özellikle ‘Culex pipiens’ sivrisinek türünün kan emmek için kanatlı hayvanları tercih etmesi nedeniyle bu sivrisinek türü çok önemli vektör olarak öne çıkmaktadır.

Enfeksiyon spektrumunda insanlar başta olmak üzere özellikle atlar, yabani ve evcil kanatlı hayvanlar, koyunlar, develer, maymunlar ile hamster ve fare gibi deney hayvanları yer almaktadır. Domuzlar, köpekler ve tavşanlar virüse direnç gösterebilmekte, hatta semptom bile oluşturmamakta fakat nadiren de olsa belirti gösteren köpek ve kedi vakaları görülmektedir.

İnsanlara bulaşma, özellikle enfekte Culex cinsi sivrisineklerin insanı ısırması yolu ile olur. Nadirde olsa virus; kan ve organ nakliyle, hamile kadından bebeğine yine kan yoluyla ve süt emziren anneden bebeğine anne sütü yoluyla geçebilmektedir. Bu sokucu ve kan emiciler göçmen kuşlarla yayılabildiği gibi uçak içinde ve eşyalar arasında da taşınabilmektedir.

Patogenez ve Patoloji

Virus replikasyonu ve yayılmasında konakçı ve vektör ilişkisi önemli olup vektörlerin çoğunda patolojik değişiklik yapmaz.

Artropotların beslenmek amacıyla enfekte konakçıdan kan yolu ile aldıkları virus ilk olarak artropotların mesenteronal epitel hücrelerini enfekte eder ve çoğalırlar. Daha sonra tükrük bezlerinde çoğalmaya devam ederek buradan konakçıya ısırma-sokma yolu ile subkutan olarak girerler. İlk replikasyon yeri subkutan Langerhans dendritik hücreleridir. Dendritik hücreler bölgesel lenf düğümlerini enfekte ederken interferon tip 1ve tip-2 salgılayarak kontagiyöz yayılmayı sınırlandırır. Enfekte lenf düğümlerinde virus makrofajlar, B hücreleri, folikuler dendritik hücrelerin yer aldığı hücrelerde replike olur. Daha sonra infeksiyöz virus afferent kanallara çıkar ve torasik kanal aracılığıyla dolaşıma katılarak viremi oluşturur. Viremi esnasında bir çok ekstranöral doku hematojen yolla virus tarafından enfekte edilir ve bu dokulardan virusun salınımı viremiyi devam ettirir. Virus sinir sistemine ulaştığı devrede hücrelerde fonksiyon bozukluğu, erimeye, dokularda yangıya neden olur. Virusun beyine girişi, viremik faz sırasındadır, ancak doğal infeksiyon süresince virus partiküllerinin kan-beyin bariyerini nasıl geçtiği halen anlaşılamamıştır.

Ölümcül BNV infeksiyonunun patolojik bulguları beyinde yaygın bir yangı ve spinal kordonda küçük hemorajilerle yaygın bir nöronal dejenarasyondur. 4

Belirti ve Bulgular

Doğal olarak oluşan enfeksiyonlarda inkubasyon periyodu 2-15 gün arasında olup genel olarak 1-6 gündür. BNV enfeksiyonu bir çok vakada hafif şiddetle seyreder. Sivrisinek ısırıkları ile enfekte olan bir çok kişide hastalık asemptomatik seyirli olabilir. Bu virüse özgü spesifik belirti yoktur. BNV enfeksiyonlarının semptomları; Ani başlayan ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kas titremeleri, konvülziyonlar, bulantı, yorgunluk, halsizlik, uyuşukluk, deride kızarıklıklar, kusma, İshal, nörolojik problemler, hafıza kaybı, koma, lenf bezlerinde şişme, boyun tutulması, boyunu dik tutamama, oryantasyon bozukluğu, zihinsel karışıklık durumu, menenjit ve paraliz sonuçta koma şekillenir.

BNV, hayvanlarda özellikle özellikle atlarda önemli bir enfeksiyon oluşturmaktadır. Virus ile enfekte artropotlar tarafından sokulan atların çoğunda virus klinik bir tablo oluşturmamaktadır. Atlarda enfeksiyon esnasında görülen semptomlar halsizlik, istem dışı tremorlar, kısmi paraliz, ekstremitelerde zayıflama şeklindedir. Virus ile enfekte olan ve klinik hastalık tablo gösteren atlarda %35-40 oranda ölüm görülmektedir yada hastalığın komplikasyonlarından dolayı ötönazi uygulanmaktadır. İyileşme görülen atlarda kalıcı nörolojik semptomlar oluşmaktadır.

Tanı ve Ayırıcı Tanı

Flaviviruslar, % 70 ya da daha yüksek oranda oranda antijenik yakınlık gösterir ve çapraz reaksiyon verebilir. Bundan dolayı, BNV spesifik RNA sekanslarının kullanıldığı polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) gibi spesifik testler, beyin ve diğer dokularda BNV antijenlerinin saptanmasında ve flavivirusların identifikasyonunda yüksek duyarlılığa sahip testlerdir. Enfekte insanlarda BNV özellikle klinik belirtilerinin başlamasından itibaren 10. güne kadar, immünsüprese hastaların kanlarından ise 28. güne kadar izole edilebilir.

BNV’nun teşhisi için en iyi tanı yöntemlerinden biri, infeksiyonunun semptomlarının görülmesinden 8-21 gün arasında alınan beyin-omurilik sıvısı (BOS) ve serum örnekleriyle yapılan IgM-Antikor Yakalama ELISA testidir. Basit ve %95 oranında duyarlı bir testtir. Akut ve iyileşme evrelerinde en az iki hafta ara ile çift serum örneklerinin test edilmesi enfeksiyonun laboratuvar teyidini sağlar. IgM antikorları genellikle sağlam kan-beyin bariyerini geçemediğinden, BOS örneğinde görülen BNV spesifik IgM pozitif antikor titresi, santral sinir sistemi enfeksiyonunu doğrular.

Hemaglütinasyon inhibisyon (HI) ve indirekt immunofloresans antikor (IFA) testlerinin de flavivirus antikorlarının saptanması için CDC tarafından önerilen yöntemler arasındadır. Hemaglütinasyon inhibisyon testi uygulayan laboratuvarlar rekombinant BNV antijenlerinin bu yöntem için uygun olmaması nedeniyle CDC’den sağlanan fare beyinde üretilmiş BNV antijenlerini kullanmalıdır. Flaviviruslar arasında çapraz reaksiyon oluşması nedeniyle, ELISA ile serolojik olarak pozitif örneklerin PRNT testi ile BNV yönünden doğrulanması yapılmalıdır.

Hayvanlarda yapılan serolojik tanı yöntemleri insanlar için uygulananlar için aynıdır. Teknik olarak zor daha zor olsa da PRNT ve HI testleri türe bağımlı olmamaları açısından daha kullanışlı olabilirler. Batı Nil Virusu izolasyonu için BHK-21 ve Vero gibi memeli devamlı hücre kültürlerinde sitopatik etki (CPE) oluşturarak ürer. Haşere orijinli 5

hücre kültürlerinde ise CPE oluşturmayabilir; bu nedenle immunofloresans testi ile desteklenmelidir.

Bir çok vakada, BNV’nun neden olduğu ensefalitler, diğer arboviral ensefalitlerden ayrılamaz. Ayırıcı tanı açısından BNV meninjitleri, enteroviruslar, HSV-2, HIV nedenli meninjitler ile sulfonamit ve non -stereoit yangısel ajanların neden olduğu meninjitlerden ayırmak önemlidir.

BNV ile ilgili çalışalar ve araşımalar, güvenlik seviyesi 3. derece olan laboratuvar (BSL-3, Biosafety Level -3) koşllarıda yapımalıı.

Veteriner hekimler vakalarıhastalığı başangııda özellikle kuduz hastalığıdan ayıt etmelidirler.

Enfeksiyon yayımasıda önemli rol oynayan hayvan gruplarıhakkıda veteriner hekimlerin bilgilendirilmeleri ve sinir sisteminde infeksiyon görülen at, köpek ve kanatlıhayvanlarda taramalar ve sahada araşımalar yapıı hılıbir şkilde hastalığı teşis edilmesi sağanarak, hıla müdahale edilerek mücadele de başrıoranıartıımalıı.

Tedavi

BNV enfeksiyonunun insan ve hayvanlarda bilinen bir tedavisi olmayı enfeksiyonun tedavisi önce destek tedavisi şklinde olmalıı. BNV ensefalisi olan hastalar hastaneye yatıımalıve sağııabilir santral sistemi lezyonlarıortadan kaldıımalıı. Analjezikler ve antipiretikler hastalığı ıılıseyrettiğ durumlarda yararlıolabilir. In vitro çalışalarda BNV karşıribavirin, interferon, pirazidin nükleozitlerin aktiviteleri gösterilmişir. Farelerde BNV enfeksiyonu için BNV antikorlarııiçeren immunoglobulinlerin intravenöz uygulamalarıprofilaktik ve terapötik etkinlik göstermişir.

Korunma ve alıacak önlemler

BNV enfeksiyonuna karşıinsanlarda kullanıan bir aşıhenüz yoktur. Deneysel olarak atlarda aşıgelişirilmişir ve diğr aşıçalışalarısürdürülmektedir.

Hastalığı yaygı olduğ yerlerdeki insanlar için özellikle 50 yaşüstü ve bağışılı sistemi zayılamışyüksek riskli gruplar için enfeksiyon riskini düşrmeye yönelik eğtim çok önemlidir. Enfekte sivrisinek ve keneler ile insanlar arasındaki teması azaltımasıBNV enfeksiyonundan dolayıoluşan mortalite, morbidite ve enfeksiyon oranlarıı düşrülmesine yardıcıbir yoldur ve bu kişnin korunmasıve sivrisinek, kene, vahş kanatlıyani vektör kontrol aktiviteleri ile yapıı. Kişsel korunma kriterlerinde önemli nok-talar ve alıacak önlemler aşğıa sunulmuşur:

Halk sağığıkonusunda çalışn hekimler ve halk sağığılaboratuvarıda çalışn personel bilgilendirilmeli ve halka sivrisineklerin yaşm döngüsü ve temel özellikleri hakkıda bilgilendirmeler yapımalıı.

BNV’nin önemli taşııııolan sivrisinek türlerinin en çok ııma saatleri gün batııdan şfak vaktine kadar olan süredir. Önerilen, bu saatlerde dışrıda bulunulmamalıveya koruyucu giysi ya da sinek kovucular kullanımalıı.

Birincil korunmaya yönelik önerilen ilk adı dışrıdayken sivrisinek kovucuları

6

kullanııı. Riskli alanlarda açı renkli ve mümkün olduğnca kapalıgiysiler giyilmelidir. Sivrisinekler ince giysiler üzerinden de sokabilirler, bu yüzden giysilere de onaylanmışbir sivrisinek kovucu sımak ekstra bir koruma sağayacaktı. Sinek kovar giysi altıda kalan cilde uygulanmamalıı.

Ev ortamıda sivrisinek kaynağıolabilecek şylerin azaltıması açıan pencere ve kapıara sivrisineklerin geçisine engel olacak sürgülü sineklikler yaptıımalıı. Sivrisinek popülasyonlarııkontrol altıda tutmak için haşre yönetimi önemlidir.

Durağn sular yaşnıan yerin çevresinden uzaklaşıımalıı. Sivrisineklerin beslenmelerini destekleyen yerler ve kaynaklar yok edilmelidir. Arazinizde depoladığıı kullanımışlastikleri, plastik kapları, çöp kutusu, branda, su biriktiren kaplar ve oyuncaklardaki sular çok sı bekletmeden düzenli boşltımalıı. El arabalarıı plastik seyyar havuzlarıkullanmadığııda ters çevirin. Düzenli olarak kullanımayan bu tür araçlardaki birikinti sular sivrisinekler için ideal üreme ortamıoluşurur.

Süs havuzlarıa uygun sirkülasyon sistemi yaptııarak suyun havalandıımasıısağayı, düzenli bakııyaptıı ve içinde balı besleyin. Kullanımayan yüzme havuzlarııtemizleyip klorlayı. Bakısı yüzme ve süs havuzlarısivrisinek üretim havuzlarıa dönüşr.

Arazinizde biriken durgun sularıortadan kaldımak için peyzajdan faydalanı. Yaz aylarıda 7-10 gün içinde ortalıtaki tüm su birikintilerinde sivrisinekler üreyebilir.

Tıanan çatıoluklarıııyılı olarak temizleyin. Diğr su giderlerindeki tıanılarıdurgun su oluşamasıiçin sıça temizleyin.

Hayvanları sulama teknelerindeki suyu mümkün olduğnca sı değşirin. Kapları altıda su birikmeyecek şkilde kanallar yaparak sularıtahliye edin.

Kesilen çimleri toplayı. Bahçe düzenlemelerinizde su birikintisi olacak düzenlemelerden kaçıı, bahçedeki kuru yaprak, birikmişçalıılar sivrisinekler için çok uygun üreme alanlarıı.

Yapay göletlerde durgun su oluşamasıiçin uygun sirkülasyon sistemi inş edilmeli ve biyolojik mücadele yapımalıı.

Durgun suları arazinizdeki molozlar, derin batak ve deliklerde, çukurlarda, çöküntü alanlarıda, korunmayan ve kullanımayan kuyularda ve drenaj kanallarıda birikmesini önleyin.

Bahçede görülen ölü kuşlara çılak elle dokunulmamalıı. Eldiven ile iki ayrıkalı poşte koyarak çöpe atımalı eldiven tek kullanılı değl ise çamaşı suyu ile dezenfekte edilmelidir.

Özellikle sıak aylarda ve riskli bölgelerde uçaklarda görülen sinekler ilaçlama yapıarak öldürülmelidir.

Bu haber 1869 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Hayvan Hastalıkları

İhbarı Mecburi Hayvan Hastalıkları Yönetmeliği

İhbarı Mecburi Hayvan Hastalıkları Yönetmeliği Bu Yönetmeliğin amacı; hayvan hastalıklarının eradikasyonu ve/veya profilaksisi konusundaki çalışmalarla ilgili öze...

BOVINE SPONGIFORM ENCEPHALOPATHY (BSE) (DELİ DANA)

BOVINE SPONGIFORM ENCEPHALOPATHY (BSE) (DELİ DANA) Genel Özellikleri Creutzfeldt-Jacob (CJD) hastalığının yeni versiyonu 1995 yılında ilk kurbanını aldığından beri de...


Gelişmiş Arama

              

Sevimli Hayvanlar
Sevimli Hayvanlar

ANKET

Sizce zoonoz (hayvanlardan insana bulaşan) hastalıklardan en fazla hangisi toplum sağlığını tehdit etmektedir?







Tüm Anketler

Reklam   -   İletişim   -   Kurumsal   -   Gizlilik İlkeleri
Tüm Hakları Saklıdır 2009-2010 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Yazılım : Mydesign Destekleyen : Giresun Haberci
RSS facebook twitter stumble